Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

 Haberler

Yöre derneklerinin '16 Nisan' kararı: Yüz bin kere HAYIR!

hayırrrr
Demokratik Yöre Dernekleri Koordinasyonu, 16 Nisan'a dönük kararını, "Yüz bin kere Hayır" diye açıkladı.
 
Demokratik Yöre Dernekleri Koordinasyonu (DYDK), 16 Nisan'da yapılacak olan anayasa referandumuna ilişkin “Halklar Hayır diyor” şiarıyla Şişli Kent Kültür Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantının düzenlendiği salona, “Savaşa, inkârcılığa, asimilasyona Hayır”, “Özgür basın susturulamaz, tutuklu gazeteciler onurumuzdur, baskılara Hayır”, “OHAL’e baskıya-zulme, diktaya-faşizme Hayır” gibi birçok yazılı pankartın asıldı. Toplantıya, koordinasyon üyesi birçok yöre derneği temsilcisi katıldı.

'UĞURSUZ GİRİŞİMİN ÖNÜNÜ KESECEĞİZ!'

Koordinasyon adına basın metnini okuyan Mesut Gerçek, iktidarların çarpık politikalarıyla, zorunlu göç ve iskanlarla ülkenin dört bir yanına dağıldıklarını belirterek, metropollerde zorlu var olma çabalarıyla yöre dernekleri oluşturup yan yana geldiklerini söyledi. Yöre dernekleri olarak ülkenin içinde bulunduğu referandum durumunun hayati önem taşıdığını dile getiren Gerçek, "Anayasa değişiklik paketini hazırlayanlar bunu birlik-beraberliğimizin ve güçlü Türkiye'nin teminatı olarak takdim ediyorlar. Halklarımızdan onay istiyorlar. Oysa bu paket daha baştan gayrimeşrudur. Bu ülkede yaşayan tüm etnik ve inanç kimliklerinin haklarını garanti altına almayan bir metin, birlik ve beraberliğimizin teminatı olamaz” dedi. Bu sözleşmede toplumun tüm kesimlerinin taleplerinin dinlenmeden hazırlandığını belirten Gerçek, “Bu ancak bir iktidar kliğinin çıkarlarını ve geleceğini garantileme çabasıdır. İktidarın bugüne kadarki icraatlarının ülkeye verdiği zararın hesabı sorulmasın diye mutlak bir dokunulmazlık kazanma çabasıdır” şeklinde konuştu.

Gerçek, anayasa değişiklik paketinin baştan sona anti-demokratik olduğunu ifade ederken, devletin bütün yetkilerinin tek adamda toplanacağını ve yasama, yürütme, yargının hazine başkanın emrine verileceğine vurgu yaptı.

Gerçek, şunları da ifade etti:

"Parti liderlerinin vesayeti ve adaletsiz seçim barajıyla sakatlanmış parlamenter sistem tamamen işlevsizleştirilmek isteniyor. Yargı emir erine çevriliyor, sorunlu bir adalet sisteminden mutlak adaletsizliğe geçilmek isteniyor.80 milyon yurttaş tek adamın tebaasına çevrilmek isteniyor. Asla kabul edilemez. Bu referandum yarışı eşitsiz ve adaletsizdir. Onlarca televizyon, gazete, radyo, haber ajansı kapatıldı. Binlerce siyasetçi, gazeteci, yazar, akademisyen ve yerel yöneticiler hapiste. ‘Hayır’ çalışması yürüten tüm çevrelere yoğun bir baskı var. Bu Anayasa paketini halka doğru anlatabilecek herkesin önü kesilmeye çalışılıyor. Öte yandan iktidar partisi devletin bütün olanaklarını, hazineyi, kamu araçlarını kampanyasının hizmetine sokmuş denetimsizce kullanıyor. Tarafsızlık yemini etmiş mevcut cumhurbaşkanı referandum kampanyasına katılarak anayasal suç işliyor. Bu adaletsiz yarışa rağmen halkların 'Hayır' iradesi güçleniyor.”
"16 Nisan'da 'uğursuz girişimin' önünü keseceğiz" denilen metinde, "Bir arada, kardeşçe yaşamamızı imkansız hale getirecek, toplumu kutuplaştıran, ‘Hayır’ diyenleri vatan haini, millet düşmanı gibi gösteren siyaset diline yüzbin kere ‘Hayır" diye kaydedildi.
Kaynak:ANF

 Dernek

 

 

ali ekber

Değerli Köylülerim,
Kurmesliler olarak:

Dersimin en büyük Köylerinin başında gelen Köyümüz insanlarının en büyük özellikleri kendi sorunlarını kendi içinde çözmüş, konuşma sanatını geliştirmiş, özel olarak da eskiden beri üretmiş, hem kendilerine hemde çevre köylerden insanlara çalışma ve yaşamlarını idame etmelerine imkan sağlamalarıyla anılır ve biliniyor olmalarıdır.
Tüm bunları yaparken de gittikleri Avrupa ve Türkiye metropollerinde geldikleri Topraklara yüzünü dönmüş, geldigi acılı Coğrafyanın kendilerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekte gerek maddi gerekse manevi katkılarını sunmada tereddüt etmemişlerdir. Bu anlamda Kurmeş Dersim ve Kürdistan da özeldir.
Kısaca :
Avrupa Parlamentosunda yapılan uluslararası
6 Dersim konferansının örgütlenmesine ve yapılmasına katkı sundu.İlk defa 2016 da Dersimde ulusal ve uluslararası Şahsiyetlerin katıldığı Dersim konferansının bizzat Dersim yeniden inşaa Cemiyeti ile düzenleyicisi oldu.
Kendi köyünde 3 Almanya'da 6 Tanesini
—Belediyelerin bile organize etmekte zorlandığı - Festivalleri başarıyla yaptı.
Van Depreminde,Kobani de ceza evlerinde insanlarımızın yardımına koştu.
Bu saydıklarım yaptıklarının çok küçük bir bölümü.
Avrupa'ya dağılan Köylülerinin birlik ve beraberliğini devam ettirmek amacıyla Avrupa merkezli bir Dernek kurdular. Bu dernek aracılığıyla hem kendi insanları arasındaki iletişimi sağladıkları gibi aynı zamanda Köyünün sorunlarına kendi içerisinde çözüm üretti.
Ama özellikle bu yıl köyde,köylülerimiz arasında çıkan ve her köy ve beldede olabilecek bazı tatsız vakaların çıkmasının bizi üzdüğü ve dahada vahimi bu tür sıkıntıların çözümü için devlete götürülmesinin
Kendi içerisinde çok güçlü bir "kendi içerisinde çözme " kültürüne sahip bir toplumun bu tavrı tamamen red ederek
yokk sayarak hemen Devlete koşmasını tamamıyla red ediyor ve ayıplıyorum. Bir şeyi özellikle bilmemiz lazım. Köylerde eskide beri tapu ve kadastro tarafında belirlenmiş arsa ve araziler yok. Hatırladığım kadarıyla 1970 lerin başında köylere Kadastro girmiş, ve köyümüzün büyüklerinin tanıklığı ve tespitleriyle Arsa ve arazi tapuları çıkarılmıştır. Ancak buna rağmen hala tespit edilmesi gereken arazi ve arsa sorunları vardır.
Benim itirazım çözüm şekline ve hemen devlet kapısında komşuluk, akrabalık ve dostluk ilişkilerini hiçe sayarak şikayete gidilmesi.
Şimdi de hala köylülerimize ait olan ama resmiyette Devlet haznesine geçen bir sürü arsa ve Mera var, ama gerçekten sahiplerinin kim olduğu belli. Şimdi köylülerimiz herhangi bir sebepten ötürü Tapularını almamışlarsa, bu yerlerin sahipleri onlar değildir anlamına gelmez.Tapular resmiyette onlara ait olmasada, bu mülk onlarındır. Bizim yaş grubundaki köylülerimiz genç yaşlarda köyü bıraktılar ve neresi kime ait konusunda yeterince bilgi sahibi olmayabilirler.Ama hala hayatta olan büyüklerimiz var.Varsa ihtilaflı yerler, büyüklerimizin fikrine ve bilgisine başvurmak gerekiyor. Eğer yapılan bir inşaat varsa , mümkünse oturup medeni insanlar gibi çözüm aramak,gerekirse maddi bir karşılık verip meseleyi çözmek doğru olanıdır, yoksa hemen kadastroyu çağırmak,şikayetçi olmak mantığını tamamıyla red etmek lazım.Bizler o köyde Devletin Kaymakamı, savcı ve hakimi ile komşu değil ve birlikte yaşamıyoruz, onlarla günlük hayatımızda göz göze gelmiyoruz. Başımıza bir şey gelse ilk önce komşu ve akrabalarımız gelir, savcı hakim gelmez. Acı ve tatlı günlerimizde köylü ve akrabalarımız olmazsa eksiklik olur yoksa devletin memurları değil.
Resmî olarak doğru olabilmesi için bazen
kadastroyu çağırmak gerekebilir, ama bu Kadastro tespitini fırsat bilerek kendi köylü ve akrabasını köşeye sıkıştırmak anlamına gelmemelidir.

Kurmeşlileri büyüten saygın kılan şey, değerlerine sahip çıkmasıdır, halkına karşı olan sorumluluklarını yerine getirmesidir.
Kadastro nun yapacağı tespit ile akraba ve köylüsünü sıkıştırıp parsa peşinde gitmek değildir.Devletin Dersimlileri kendi içinde birlik ve beraberliğini bozmak için kurduğu bu tuzağı boşa çıkarmak gerekiyor.
Bu anlamda büyüklerimizin ve Pirlerimizin koyduğu taşlarla oynamak bize fayda değil zarar getirir.Pirimiz Ismail dedenin "Komşusunu şikayete gidenin yolu Quncukta son olsun" sözü boşa çıkmasın.
Bir sözümde Avrupa'da yaşayan köylülerime :
Yılda çok az bir zaman kendi köyümüzde tatil yapıyorsunuz, tatilinizi orda burda bir şeyleri karıştırmak la değil, dinlenmeye kendinize zaman ayırmaya,harcamaya çalışın.Varsa bir sorun soyadı veya akrabalık derecesine bakmadan medeni insanlar gibi çözüm arayın.Bu büyük Aile içerisinde her zaman sorunlar olacaktır ama bizede sorunlarını konuşarak çözen getirelim, çocuklarımıza bu kültürü bırakalım.Çok geçmişteki bizim hiç bir şekliyle tasvip etmediğimiz olaylar,sıkıntılar olabilir, sevabı ve vebalıyla o dönemde yaşayanlara aittir, çünkü bizim olanları geri döndürme şansımız yok.

Değerli Köylülerim,
Sizlerden beklentim, derneğimizin sorunları çözmek konusunda getirdigi öneri ve tekliflerin arkasinda duralim.

Ali Ekber Aslaner
12.11.2018

 

 

 Köyümüz

 DSC0210Süleyman Kurt Bugün Aramızda Ayrıldı, Başta Çocukları olmak üzere tüm Kurt ailesine başsağlığı diliyor sabır diliyoruz..Kurmeş köyünün değerlerinden biri daha kayıp gitti,Ape Sılo iyiliğin dostluğun güzelliğin sembolüydü esprili kendi halinde ama yüreği dostluklarla güzelliklerle dolu biri olarak hatırlanacaktır saygı ile anacağız nur içinde uyusun ışıklar yoldaşı olsun Ape Sılo'nun....Süleyman Kurt'un ailesi yakınları yarın :Mittenberg ve Çevresi Alevi Cemevi Zwischen den Wegen 11    63820  Elsenfeld  adresinde saat 9.30 da cenaze yıkama işlemini gördükten sonra yine aynı Cem Evinde saat 11.00 de Cenaze merasimi yapılacaktır. Aile bireyleri ve yakınları Yarın (12.11.2018) saat 14.35 de Stuttgart Hava alanında İstanbul Atatürk Hava Alanına hareket edeceklerdir Türkiye saati ile saat 19.25 de Istanbul Atatürk havaalanında olacaklar ve ordanda saat 21.45 uçağıyla Elazığa uçaçaklar bir aksilik olmazsa saat 22.45 te Elazığ Hava aanında olurlar..Bu arada yakınları yolcu etmek isteyenlerin saat 12.de Stutggart Havaalanında olmaları gerekiyor...

 Kültür & Sanat

İran’ın son mağara insanları

0rİran’da binlerce yıl öncesine ait mağaralar, zorlu kış aylarında köylülere ve hayvanlarına barınma olanağı sağlıyor.

Maymand, İran’ın başkenti Tahran’ın 900 km güneyinde eski bir köy. Kayalara oyulmuş çok sayıda mağarayla dolu. Bu mağaraların 10 bin yıl öncesinden kalma olduğu tahmin ediliyor.

Maymand UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde yer alıyor ve 2000 yıldır aralıksız yerleşimle İran’ın en eski köylerinden biri olarak görülüyor.

1r
Telif: Rodolfo Contreras

Mevsime göre ev
İran’ın orta kısımlarında dağlar arasındaki bir vadide yer alan Maymand’da yazlar aşırı sıcak, kışlar ise aşırı soğuk. Köylüler bu nedenle mevsime göre yer değiştiriyor.

Yazları aşırı sıcaktan korunmak için çatıları otla kaplı evlerde oturuyorlar. Sonbaharda havalar soğumaya başlayıp dondurucu rüzgarlar estiğinde ise köylüler yer altına çekiliyor.

2r 

Kışlık mağaralar

10 bin yıl öncesine ait 400 mağaranın 90’ı hala içinde yaşanır durumda. Bu mağara evlerde oda sayısı yediye kadar çıkabiliyor. Her biri yaklaşık 20 metrekare genişlikte olan bu odalarda tavan yüksekliği iki metreyi buluyor.

 

3r
Telif: Rodolfo Contreras
Modern yaşam

Mağaralar modern yaşamın araçlarından mahrum değil. Elektrik çekilmiş olduğu için buzdolabı, hatta televizyon bile var. Ama su döşenmiş değil, ayrıca havalandırma sorunu var. Yemek pişirmek ve ısınmak için yakılan ateş duvarlarda is izleri bırakıyor.

4r

Telif: Rodolfo Contreras
Eskiden arta kalan

Köyde bir zamanlar Zerdüştlük dini yaygınmış. Bir zamanlar tapınak olarak kullanılan, bugün müze işlevi gören bir mağarada bunun izlerini görmek mümkün. 7. yüzyıldan itibaren İslam hâkim olmaya başlamış. Bugün dünyanın az sayıdaki mağara camilerinden biri burada bulunuyor.

5r
Telif: Rodolfo Contreras
Göçer çobanlar
Köylülerin çoğu hayvancılıkla uğraşıyor. Yazları dağlardaki otlaklarda besledikleri hayvanları kışın kendileriyle birlikte mağaralara taşıyor ve yer altına oyulmuş ahırlara yerleştiriyorlar. Köylüler ayrıca sağlıklı ve uzun yaşamalarını sağladıklarına inandıkları şifalı bitkileri de topluyor.

6r
Telif: Rodolfo Contreras
Yok olan bir yaşam tarzı
Bugün çok daha az insan mağaralarda yaşamayı tercih ediyor ve kışları kasabaya taşınıyor. Yıl boyunca köyde kalanların toplam sayısı ancak 150’yi buluyor.

7r
Telif: Rodolfo Contreras
Bir mirası korumak
Bu sayının giderek azalması Maymand’daki yaşam tarzının korunmasına tehdit teşkil ediyor. 2001’de İran Kültür Mirası, Elişleri ve Turizm Kurumu Maymand ile ilgili farkındalık yaratmak için çalışmalar başlattı. Ondan beri köye daha fazla ziyaretçi geliyor. Hatta geceyi bir mağarada geçirip binlerce yıllık bir geleneği doğrudan tecrübe etme olanağı bile sağlanıyor.


mitgliedgazetekurmessteine

Etkinliklerimizden Haber & Fotoğraflar

Duyuru & Ilanlar

    

 

08
09
10
06
07
05
03
04
02
01

ziyaretciwedding

ESNAFLAR
ESNAFLAR
ESNAFLAR
ESNAFLAR