Kurmes Dernegi Resmi Web Sitesi

Amed’ te Newroz rüzgarı Hasan aslan

IMG 1344Amed’ te Newroz rüzgarı
Hasan aslan
Amed- Amed’de 21 Mart Sabahı sahayı iki milyonu aşkın Kürdistanlı doldurmuştu. Yıllarca verilmiş olan mücadelenin meyveleri alınıyordu. Şehitlerini ve önderliklerini selamlamak ve sahiplenmek için yelerlerindeydi Kürdistanlılar.
 
Yılardır hizmet verdiği Amedliler de helallik isteyen Osman Baydemir, “ Ola ki sizleri incitmişsem ve bende bir hakkınız varsa, bana hakkınızı helal ediyor musunuz” diyerek Kürtçe ve Türkçe sordu ve helallik aldı. Sahayı inleten Kürdistanlılar haklarını helal edip başarı dilediler. Program akışı devam ettikçe gençlerin sesi daha gürleşerek haykırıyordu.
 
Cuma günü Amed'de kutlanan Newroz da BDP 10 bin kişiyi görevlendirdi. Newroz kutlamalarına katılmak için Türkiye'nin değişik kentler ile yurtdışından gelenlerden dolayı, Amed'de otellerde yer kalmadı. Aynı şekilde Newroz'u izlemek için 50'si yabancı, toplam 350 basın mensubununa, rahat çalışabilmeleri için Newroz basın kartı verildi.
 
21 Mart'ta Amed'de gerçekleşen Newroz Kutlamalarına Başta Güney Kürdistan ve Rojava olmak üzere Avrupa'dan ve Güney Amerika'dan çok sayıda heyet katılım sağladı. Bu heyetler arasında Irak Cumhurbaşkanı ve YNK Lideri Celal Talabani'nin Eşi Hero İbrahim Talabani, YNK'nin politbüro sorumlularından Mala Baxtiyar ve çok sayıda üst düzey YNK temsilcisiyle katıldı. KDP'den ise Kürdistan Bölge Hükümeti İçişleri Bakanı Kerim Şingari ve KDP Merkez Komite Üyesi Serbest Lezgin katıldı. Goran'dan, PÇDK'den, Yekgirtu'dan, Zahmetkeşan'dan, Komala İslami Partisi'nden ve çok sayıda sivil toplum örgütünden çok sayıda temsilci Amed Newrozu'ndazdı..
 
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, 21 Mart 2014 Amed Newroz’unda mesajı okundu.
 
Abdullah Öcalan’ın,  21 Mart 2014 Amed Newroz’unda tarihi mesajı okundu. Öcalan, şu ana kadar yürütülen diyalog sürecinde iki tarafın da birbirlerini test ettiğini belirterek, “Gelgelelim diyalog süreçleri önemli olmakla birlikte bir bağlayıcılık içermezler. Bundan dolayı da kalıcı bir barış için yeterli güvence oluşturamazlar. Gelinen noktada müzakere sistematiği için yasal bir çerçeve kaçınılmaz olmuştur” dedi.
BDP’li vekiller Pervin Buldan ve Sırrı Sürreyya Önder tarafından okunan mesajda Öcalan, bugüne kadar yürütülen diyalog sürecinin önemli olduğuna vurgu yaparken, kendisini insanlığa karşı sorumlu tutan herkesi büyük barışın yapı taşı olmaya çağırdı. 
İşte Öcalan’ın mesajı:
 
Yüreği Newroz ateşiyle barış ve özgürlük için tutuşan bütün dostlar merhaba!
 
Medeniyetlerin beşiği olan Mezopotamya'da görkemli Newroz ateşini bir  uyanış ve Demokrasi şölenine dönüştüren halkımızı selamlıyorum.
Sizlerin şahsında ülkemin bütün gençlerine ve kadınlarına sevgilerimi gönderiyorum.
Yüreğinde barışa bir yer açan, sesimize kulak veren herkesi, tüm Türkiye'yi asırların dayanışma ruhuyla bir olmaya çağırıyorum.
Dünya medeniyetler tarihine beşiklik etmiş, kardeş Ortadoğu ve Asya halklarının da bayramını kutluyorum.
Hepinize yürek dolusu selamlarımı gönderiyorum. Merhaba!..
Bizler gencecik fidanları, canları, aşkları, emekleri kül eden savaş ateşini, yine böyle bir günde, geçtiğimiz Newrozda söndürmüş ve barış için büyük bir dirilişin meşalesini yakmıştık.
 
BÜTÜN ARA YOLLAR VE GEÇİCİ BİÇİMLER MİADINI DOLDURDU
 
IMG 1308Sevgili Türkiye halkı!
Tarih bize göstermiştir ki eğer kararlı bir barış önderliği sergilenmezse tarihsel sorunlar bildiğini okur ve genellikle çok kayıplı dönüşümlerle cevaplarını üretirler.
Önümüzde en yakıcı bir şekilde cevap bekleyen şey, birbirini tekrarlayan darbelerle mi yoksa tam ve radikal bir demokrasiyle mi yola devam edeceğimiz sorusudur.
Son Newroz’dan bugüne yaşadığımız güncel somut durum tam da çatallaşmaya başlayan bu yol ayrımını ifade etmektedir. Ya son 200 yıllık kapitalist moderniteye dayalı komplocu-darbeci rejim kendini yeniden restore ederek sürdürecektir ya da tarihsel rotasına oturtulmuş Türk-Kürt ilişkileri en kapsamlı demokratik reformlardan geçerek demokratik anayasal bir rejimle komplocu-darbeci mekanizmaları parçalayarak çözümlenecektir. Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miyadını doldurmuştur.
 
YASAL ÇERÇEVE KAÇINILMAZ OLDU
 
Şu ana kadar yürütülen bir diyalog süreciydi ve önemliydi. Bu süreçte iki taraf da birbirlerinin iyi niyetini, gerçekçiliğini, yeterliliğini test etmiştir. Bu testten hükümetin ağırdan alma, tek taraflı yürütme, yasal temelden kaçınma ve uzatma tutumuna rağmen iki taraf da barış arayışından kararlılıkla çıkmıştır. Gelgelelim diyalog süreçleri önemli olmakla birlikte bir bağlayıcılık içermezler. Bundan dolayı da kalıcı bir barış için yeterli güvence oluşturamazlar. Gelinen noktada müzakere sistematiği için yasal bir çerçeve kaçınılmaz olmuştur.
 
DİRENİRKEN KORKMADIK, BARIŞIRKEN DE KORKMAYACAĞIZ
 
Barış savaştan daha zordur ama her savaşın da mutlaka bir barışı vardır. Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız.
Bizim direnişimiz, kardeş halklara karşı değil, hegemonik karakterli, yok sayan, imha eden, inkar eden zulüm düzenine karşı olmuştur. Dolayısıyla barışımız da hükümetler ya da  devletler için değil, bu toprakların binlerce yıllık kadim değerlerini özümseyen, dünya kültürel mirasının eşsiz hazırlayıcısı olan Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya halkları içindir. Hükümet ve devlet bu gerçekliğe uygun bir ciddiyet geliştirmekle yükümlüdür.
ULUSLARARARASI KOMPLOLARA KARŞI DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR
 
Bizim büyük barış yolculuğumuz Oslo'dan Paris'e, Gever'den Lice'ye, KCK operasyonlarından hasta tutsaklarımıza dönük zalim tutuma varana değin birçok saldırıya maruz kalmıştır. İşte bütün bu kirli oyunları bozan, Uluslararası Gladyo hakimiyetini sarsan ve boşa çıkaracak olan da bu harekettir;  yani sizlersiniz. Bütün bölgedeki vesayet düzenlerinin etkisizleştirilmesinde bizim yürüttüğümüz mücadelenin çok büyük bir payı vardır. Türlü biçimlere bürünerek karşımıza çıkan uluslararası komplolara karşı yeterli dikkati göstermek tarihsel sorumluluğumuzdur.
Öte yandan sorumlu bir dil ve üslup birçok ırkçı psikolojik harp metotlarını boşa çıkaracağı gibi büyük barışımızın da temel karakteri olacaktır.
Bu barış, başta Rojava olmak üzere tüm bölgede ancak demokratik anayasal çözümlerle pekişecektir.
Kadınlar, biriktirdikleri büyük özgürlük ve eşitlik potansiyelinin yanında, demokratik toplumsal gelişmeye ekledikleri yeni etik ve estetik değerlerle bu barışın asıl taşıyıcısı olacaklardır.
 
Hareketimiz bir gençlik hareketi olarak başlamış ve hep genç kalmıştır.  Bu barışa yönelik saldırılara ve provakasyonlara karşı, barışın yılmaz savunucuları da yine gençlik olacaktır.
 
Başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanına savrulmuş göçmen halkımız, dünyaya barışı ve onurlu özgür yaşamı haykıran sesimiz olacaklardır.
 
Umudun tükenmeye yüz tuttuğu her yerde eşsiz, emsalsiz iradeleriyle hayatını, sağlığını ve özgürlüğünü, gözünü kırpmadan veren bütün yoldaşlarımız, temel dayanağımız olacaklardır.
Irkçı, ayrımcı, üsttenci ve kan kokan nefret söylemlerine karşı, bin yıllık kardeşlik serüvenimizle Türkiye halkları en etkili cevap olacaklardır.
Bütün inançların, halkların, kültürlerin ve emeğin kendisini özgür hissedeceği bir özgür ve tam demokratik ülkeye olan inancımla ve en devrimci duygularımla hepinizi selamlıyorum.
Kendini çağına ve insanlığa karşı sorumlu sayan herkesi büyük barışımızın yapı taşı olmaya çağırıyorum.
Selam olsun halkların kardeşliği için sorumluluk üstlenenlere.
 
Yaşasın Newroz!
 
Yaşasın halkların kardeşliği!
 
 
Abdullah Öcalan
İmralı Cezaevi”
 
Mesaj Kaynağı: http://www.haberdiyarbakir.com/abdullah-ocalanin-2014-newroz-mesaji-62578h/#ixzz2wnYg84oY